⚕️
Veteriner Hekim tarafından yazılmıştır Dilara Yıldırım — Son güncelleme: 1 Haziran 2026. Veteriner Notu

Köpek parvovirüs (CPV) belirtisi, özellikle 6 hafta-6 ay arası aşısız yavrularda aniden başlayan şiddetli ve kanlı, kötü kokulu ishal, tekrarlayan kusma, iştahsızlık, halsizlik ve hızlı dehidrasyondur. Hastalık saatler içinde hayati tehlike oluşturur; bu yüzden ilk belirtide vakit kaybetmeden veterinere gidilmelidir.

Parvovirüs, köpeklerde en sık ölümle sonuçlanan viral enfeksiyonlardan biridir ve klinik pratiğimde mevsim fark etmeksizin en çok yavru kaybına yol açan etkenlerin başında gelir. İyi haber şu: erken fark edilip yoğun destek tedavisine alınan yavrularda sağkalım oranı oldukça yüksektir. Aşağıda parvonun nasıl bulaştığını, hangi belirtilerle seyrettiğini, acil tedavinin neden hastane ortamında yapılması gerektiğini ve evinizi nasıl güvenli hale getireceğinizi tek tek anlatacağım. Amacım, yavrunuzun en kırılgan olduğu ilk aylarda elinizde net bir hareket planı bulunması.

Köpek Parvovirüs Nedir?

Parvovirüs (Canine Parvovirus, CPV-2), köpeklerde sindirim sistemini ve kemik iliğini hedef alan son derece bulaşıcı bir virüstür. Bağırsak yüzeyindeki hızlı bölünen hücreleri tahrip ederek bağırsak duvarını yıkar; bu da kanlı ishale, sıvı kaybına ve bağırsaktaki bakterilerin kana karışmasına (sepsis) yol açar. Bağırsak iç yüzeyi, vücudun en hızlı yenilenen dokularından biridir; tam da bu hızlı bölünme özelliği virüsün işine yarar ve hücreleri tam da en savunmasız oldukları anda yakalar.

Virüs aynı zamanda kemik iliğindeki beyaz kan hücrelerinin üretimini baskılar. Bu nedenle parvolu bir yavru sadece sıvı kaybetmekle kalmaz, bağışıklığı çökerek ikincil bakteriyel enfeksiyonlara açık hale gelir. İşte yavruları bu kadar hızlı kaybetmemizin temel nedeni bu çifte saldırıdır: bir yandan bağırsaktan sıvı ve kan kaybedilirken, diğer yandan vücudun savunma ordusu zayıflar.

CPV-2’nin zaman içinde farklı varyantları (CPV-2a, 2b, 2c) ortaya çıkmıştır. Bu varyantlar arasında klinik tablo açısından pratikte belirgin bir fark yoktur ve günümüzde kullanılan karma aşılar tüm bu alt tiplere karşı çapraz koruma sağlar. Yani sahipler açısından önemli olan, hangi varyantın dolaştığı değil, aşı serisinin eksiksiz tamamlanmış olmasıdır.

En büyük risk grubu nettir: 6 haftalık ile 6 aylık arası, karma aşı serisini tamamlamamış yavrular. Anneden gelen koruyucu antikorlar bu dönemde azalır, ama yavrunun kendi aşı bağışıklığı henüz tam oturmamıştır. Bu “boşluk” penceresi, parvonun en çok iş gördüğü dönemdir. Ayrıca bazı ırklar (Rottweiler, Doberman, Pitbull, Alman Çoban Köpeği gibi) parvoya karşı daha hassas kabul edilir; bu ırklara sahip yavrularda aşı takvimine uyum daha da kritiktir.

hasta köpek yavrusu

Parvovirüs Nasıl Bulaşır?

Parvo, hasta köpeğin dışkısıyla yayılır. Tek bir gram enfekte dışkıda milyonlarca virüs partikülü bulunur. Köpek, bu virüsü ağız yoluyla aldığında (zemini yalama, kontamine kabı koklama, kirli toprağı kemirme) enfekte olur. Hasta köpek, belirtiler ortaya çıkmadan birkaç gün önce bile dışkısıyla virüs saçmaya başlayabilir; bu da görünürde sağlıklı bir köpeğin bile çevreyi kirletebileceği anlamına gelir.

Parvonun en korkutucu özelliği dayanıklılığıdır. Virüs ortamda aylarca, hatta uygun koşullarda bir yıla kadar canlı kalabilir. Sıradan deterjanlar, donma, sıcaklık ve kuruluk onu kolayca öldürmez. Bu yüzden bir bahçede, parkta veya barınakta aylar önce hasta bir köpek bulunmuşsa, virüs hâlâ orada olabilir. Gölgeli, nemli ve organik artık bulunan toprak köşeleri, virüsün en uzun süre hayatta kaldığı yerlerdir.

Sık karşılaşılan bulaş yolları şunlardır:

  • Enfekte dışkıyla doğrudan temas (park, bahçe, sokak)
  • Kontamine ayakkabı tabanı, giysi veya araba lastiği ile virüsün eve taşınması
  • Ortak su/mama kapları, oyuncaklar ve battaniyeler
  • Barınak, pet shop, üretim çiftliği gibi köpek yoğunluğu yüksek ortamlar
  • Virüs taşıyan kişinin elleri ve bakım malzemeleri
  • Kafes, taşıma çantası ve veteriner bekleme salonu gibi ortak kullanım alanları

Dikkat çeken nokta: Yavrunuz hiç dışarı çıkmamış olsa bile parvoya yakalanabilir. Sizin ayakkabınızın tabanına yapışan virüs, eve girdiğinizde zemine bulaşır ve yavru burayı yaladığında enfekte olur. Bu yüzden “Benim köpeğim hiç sokağa çıkmadı, parvo olamaz” düşüncesi maalesef yanlıştır. Aynı şekilde, evde daha önce parvo geçiren bir köpek olduysa, yeni gelen aşısız yavru için o ev hâlâ riskli bir ortamdır. Parvo dahil diğer bulaşıcı hastalıklar konusunda temel korunma ilkelerini bilmek, yavrunuzu kritik aylarda korur.

Yüksek Riskli Durumlar

Bazı senaryolar bulaş riskini ciddi biçimde artırır. Yeni sahiplenilen ve aşı geçmişi belirsiz bir yavru, kalabalık bir barınaktan ya da düzensiz bir üreticiden gelen köpek, ishalli başka bir köpekle aynı bahçeyi paylaşan yavru ve aşı serisi yarıda kalmış köpekler en çok dikkat edilmesi gereken gruplardır. Bu durumların herhangi biri söz konusuysa, yavruyu mutlaka diğer köpeklerden ayrı tutmak ve ilk fırsatta veteriner kontrolünden geçirmek gerekir.

📬 Haftalık Pati Bülteni

Veteriner editörlü bakım rehberleri ve sağlık ipuçları doğrudan e-postanıza.

İstediğinizde tek tıkla iptal edebilirsiniz. KVKK Aydınlatma Metni.

Parvovirüs Belirtileri: Neye Dikkat Etmeli?

Parvonun belirtileri genellikle virüs alındıktan 3-7 gün sonra ortaya çıkar ve hızla ağırlaşır. Sabah neşeyle koşan bir yavru, akşam yere serilmiş olabilir. Bu hızın farkında olmak hayat kurtarır. Belirtilerin bu kadar hızlı ilerlemesi, sahibe karar vermek için çok az zaman bırakır; bu yüzden tereddüt anı, çoğu zaman kaybedilen zamandır.

Erken Belirtiler

  • Halsizlik, isteksizlik, oyun oynamayı bırakma
  • İştahsızlık, mamayı koklayıp geri çekilme
  • Hafif ateş veya keyifsizlik
  • Her zamankinden daha fazla uyuma, çağrılara geç tepki verme

İlerleyen Belirtiler

  • Şiddetli, kanlı ve son derece kötü kokulu ishal (parvonun en tipik bulgusu)
  • Tekrarlayan, durdurulamayan kusma
  • Hızlı ve ciddi dehidrasyon (susuz kalma)
  • Başlangıçta ateş, ilerleyen dönemde tehlikeli düşüş: hipotermi
  • Karın ağrısı, kambur duruş, dokununca inleme
  • Çökme, tepkisizlik, şok tablosu
  • Soluk veya grimsi diş etleri, gözle görülür kilo kaybı

Parvo ishalinin kokusu deneyimli sahipler tarafından bile asla unutulmaz; metalik, çürük ve ağır bir kokudur. Bu koku ve kanlı görünüm bir araya geldiğinde, kanıtlanana kadar parvo varsayılmalı ve acil hareket edilmelidir. Bazı yavrularda ishal başlamadan önce yoğun kusma baskın olur; bu nedenle “ishal yok” diye parvoyu elememek gerekir.

Dehidrasyonu evde basitçe değerlendirmenin bir yolu vardır: Köpeğin ense derisini hafifçe yukarı çekip bıraktığınızda, deri normalde anında yerine döner. Susuz kalmış bir yavruda deri yavaş yavaş geri döner ya da çadır gibi havada asılı kalır. Aynı şekilde diş etlerine parmakla bastırıldığında oluşan beyaz lekenin pembe rengine dönme süresi uzamışsa (iki saniyeden fazla), bu da kötü bir dolaşım işaretidir. Bu bulgulardan birini gördüğünüzde durum aciliyet kazanmış demektir.

Hipotermi (vücut ısısının normalin altına düşmesi) çok kötü bir işarettir. Başlangıçta ateşlenen yavrunun ilerleyen saatlerde soğuması, vücudun enfeksiyonla baş edemediğini ve şoka girdiğini gösterir. Bu noktada her dakika değerlidir. Köpeklerde normal vücut sıcaklığı yaklaşık 38-39 °C aralığındadır; bu değerin altına inen bir yavru, derhal hastane ortamına alınmalıdır.

BelirtiAnlamıAciliyet
İştahsızlık + halsizlikErken dönem olabilirAynı gün veteriner
Kusma + ishalAktif enfeksiyonHemen veteriner
Kanlı/kötü kokulu ishalTipik parvo bulgusuAcil
Çökme, hipotermiŞok / hayati tehlikeDakikalar önemli
Soluk diş etleriKan kaybı / dolaşım bozukluğuAcil

Önemli bir uyarı: Parvonun bazı erken belirtileri, köpeklerde bir başka ölümcül viral hastalık olan gençlik hastalığı ile karışabilir. İki hastalık da aşısız yavrularda görülür ve kesin ayrım ancak veteriner muayenesi ve testlerle yapılır. Bu yüzden tanıyı kendi başınıza koymaya çalışmayın. Ayrıca bağırsak parazitleri, ani mama değişikliği ya da yabancı cisim yutulması da kusma ve ishale yol açabilir; bu olasılıkları ayırt etmek de yine veterinerin işidir.

Parvovirüs Tanısı Nasıl Konur?

Tanı, klinik belirtiler ve laboratuvar testlerinin birleşimiyle konur. Veteriner kliniğinde en sık kullanılan yöntem, dışkıdan alınan örnekle yapılan SNAP antijen testidir. Bu hızlı test, 10-15 dakika içinde sonuç verir ve virüsün dışkıdaki varlığını gösterir. Pratikte muayene odasında bile uygulanabildiği için tedaviye başlama kararını hızlandırır.

SNAP testi pratik ve değerli olsa da tek başına yeterli değildir. Hastalığın çok erken veya çok geç döneminde virüs dışkıda az miktarda bulunabileceği için test bazen yanlış negatif sonuç verebilir. Bu nedenle veteriner, belirtiler güçlüyse negatif teste rağmen tedaviye başlayabilir. Nadiren, yakın zamanda yapılan modifiye canlı parvo aşısı testi geçici olarak hafif pozitif gösterebilir; deneyimli bir hekim bu durumu klinik tabloyla birlikte değerlendirir.

Tanıyı desteklemek için ek tahliller yapılır:

  • Tam kan sayımı (beyaz kan hücrelerinde düşüş parvoyu destekler)
  • Kan biyokimyası ve elektrolit ölçümü (dehidrasyon ve organ durumu)
  • Kan şekeri ölçümü (özellikle küçük ırk yavrularında hipoglisemi takibi)
  • Gerektiğinde PCR testi (kesin doğrulama için)

Bu testlerin bir kısmı sadece tanı için değil, tedaviyi yönlendirmek için de yapılır. Örneğin elektrolit ve kan şekeri sonuçları, damardan verilecek sıvının içeriğini belirler; beyaz kan hücresi sayısının seyri ise yavrunun iyileşip iyileşmediğine dair erken bir ipucu verir. Köpek viral hastalıklarının tanı ve yönetimine dair geniş bilimsel bilgiye Merck Veterinary Manual üzerinden ulaşabilirsiniz.

veteriner muayene yavru

Parvovirüs Acil Tedavisi

Parvonun virüsü doğrudan öldüren spesifik bir ilacı yoktur. Tedavi, yavruyu virüse karşı savaşacak kadar uzun süre hayatta tutan yoğun destek tedavisidir. Bu nedenle parvo tedavisi genellikle hastane yatışıyla, kontrollü bir ortamda yapılır. Amaç, vücudun kendi bağışıklığı virüsü temizleyene kadar yavruyu ayakta tutmaktır.

Hastane Destek Tedavisinin Bileşenleri

  • IV (damar içi) sıvı tedavisi: Dehidrasyonu düzeltmenin ve şoku önlemenin temelidir. Kaybedilen sıvı ve elektrolitler sürekli olarak yerine konur.
  • Antiemetik ilaçlar: Kusmayı durdurarak yavrunun daha fazla sıvı kaybetmesini engeller ve beslenmeye yardımcı olur.
  • Antibiyotikler: Bağırsak duvarı hasar gördüğü için bakteriler kana geçer. Antibiyotikler bu ikincil (sekonder) enfeksiyonları ve sepsisi kontrol altına alır.
  • Ağrı kontrolü: Bağırsak iltihabı şiddetli ağrı yapar; ağrının dindirilmesi iyileşmeyi destekler.
  • Beslenme desteği: Mümkün olan en erken dönemde, az ve sık beslenme bağırsak hücrelerinin onarımını hızlandırır.
  • Kan şekeri ve sıcaklık takibi: Yavrularda hipoglisemi ve hipotermi sık görülür ve yakından izlenmelidir.
  • Antiparaziter destek: Bağırsak parazitleri tabloyu ağırlaştırabileceği için gerektiğinde paralel tedavi uygulanır.

Bu tedavinin neden evde uygulanamayacağını sıkça soruyorlar. Cevabı net: Sürekli kusan ve ishal olan bir yavruya damardan sıvı vermek, saatlik takip yapmak ve enjeksiyonları zamanında uygulamak ev koşullarında mümkün değildir. Evde verilen su ağızdan hemen kusulur ve yavru hızla şoka girer. Bazı hafif vakalarda hekimin gözetiminde ayaktan tedavi denenebilse de, bu kararı yalnızca veteriner verebilir ve yavrunun durumu kötüleşirse derhal yatış gerekir.

İyileşme Sürecinde Sahibe Düşenler

Yavru hastaneden taburcu olduktan sonra da işiniz bitmez. Hekiminizin önerdiği kolay sindirilen, az yağlı özel mamayı küçük porsiyonlar halinde ve sık aralıklarla verin; aniden eski mamaya dönmeyin. Reçete edilen ilaçları zamanında ve süreyi tamamlayarak uygulayın, kendiliğinizden kesmeyin. İlk günlerde yorucu egzersizden kaçının, sakin ve sıcak bir dinlenme alanı sağlayın. Kusmanın yeniden başlaması, halsizliğin artması veya ishalin geri dönmesi durumunda hemen veterinerinize haber verin.

Tedavi süreci genellikle 3-7 gün sürer. Bu süre içinde yavru kritik bir köşeyi döner; eğer bağırsak duvarı onarılmaya başlar ve kusma kontrol altına alınırsa, iyileşme hızlanır. En kritik mesaj şudur: Erken başlanan yoğun tedavide sağkalım oranı %80-90’lara kadar çıkabilirken, tedavisiz parvonun ölüm oranı son derece yüksektir. Yani fark, ne kadar erken müdahale edildiğinde gizlidir.

Ev ve Ortam Dezenfeksiyonu

Yavrunuz hastalandıysa veya evde parvo geçiren bir köpek olduysa, ortamı dezenfekte etmek şarttır. Aksi halde virüs aylarca kalır ve aynı eve gelecek yeni bir yavru da hastalanır. Dezenfeksiyon, korunmanın çoğu zaman göz ardı edilen ama en az aşı kadar önemli olan ayağıdır.

Parvoyu etkili biçimde öldüren en pratik madde çamaşır suyudur (sodyum hipoklorit). Önerilen oran 1 ölçü çamaşır suyu / 30 ölçü su (yaklaşık 1:30) şeklindedir. Bu çözeltiyi yüzeye uygulayın ve en az 10 dakika beklettikten sonra durulayın. Çözeltiyi taze hazırlayın; bekledikçe etkinliği azalır. Uygularken eldiven kullanmayı ve ortamı havalandırmayı ihmal etmeyin.

  • Sert zeminleri, kapları, kafesleri ve oyuncakları çamaşır suyu çözeltisiyle silin
  • Yıkanabilir kumaşları (battaniye, yatak) çamaşır suyuyla yıkayın veya atın
  • Toprak ve çim alanlar dezenfekte edilemez; bu alanları aylarca yavrudan uzak tutun
  • Eve girerken ayakkabılarınızı dışarıda bırakın, hasta hayvanla temas eden giysileri ayrı yıkayın
  • Önce kaba kiri temizleyin; organik kalıntı varken dezenfektan tam etki göstermez

Unutmayın: Sıradan deterjan, sirke veya yüzey temizleyiciler parvoyu öldürmez. Sadece çamaşır suyu ve belirli veteriner dezenfektanları etkilidir. Bu nedenle “temizledim, sorun yok” yanılgısına düşmeyin. Çamaşır suyuna dayanıklı olmayan halı, ahşap ya da döşemeli yüzeyler için veteriner onaylı potasyum peroksimonosülfat içeren ürünler iyi bir alternatiftir; bu tür yüzeylerde hangi ürünü kullanacağınızı hekiminize danışın.

Parvovirüsten Korunma: Karma Aşı Serisi

Parvodan korunmanın tek güvenilir yolu karma aşı serisidir. Parvo, karma (kombine) aşının içinde yer alır ve yavrulara tek doz değil, bir seri halinde uygulanır. Bu seri, yavrunun bağışıklığını adım adım sağlam bir zemine oturtmak için tasarlanmıştır.

Tipik aşılama programı genellikle şöyledir:

  • İlk doz 6-8 haftalıkken
  • 3-4 hafta aralıklarla tekrar dozlar
  • Son doz genellikle 16 haftalık (4 aylık) olduktan sonra
  • Ardından erişkin dönemde düzenli rapeller

Neden tek doz yetmez? Çünkü anneden gelen antikorlar erken dozların etkisini bloke edebilir. Bu antikorlar ne zaman tam azalır kesin bilinemediği için, seriyi tamamlamak güvenli bağışıklığın garantisidir. Seri tamamlanana kadar yavruyu kalabalık köpek ortamlarından, parklardan ve tanımadığınız köpeklerden uzak tutun. Bu, yavruyu tamamen eve kapatın demek değildir; kontrollü, temiz ve aşılı köpeklerle sınırlı sosyalleşme, sağlık riskini artırmadan davranış gelişimini destekler.

Aşı Etkinliğini Artıran Pratik Önlemler

Aşının tam koruma sağlaması için yavrunun aşı sırasında sağlıklı olması, parazitlerden arındırılmış olması ve dozların zamanında yapılması gerekir. Aşı randevularını birkaç günlük gecikmelerle bile olsa aksatmamak, koruma penceresinde boşluk oluşmasını engeller. Yeni yavru sahiplenir sahiplenmez, virüsle henüz karşılaşmamış olabileceğini varsayarak onu diğer köpeklerden ayrı tutmak ve ilk veteriner kontrolünü ertelememek en güvenli yaklaşımdır. Köpek bağışıklamasının bilimsel temelleri ve önerilen aşı protokolleri için AAHA kaynakları da değerli bir başvuru noktasıdır.

Aşı takvimi ve köpek bağışıklamasına dair bilimsel temelli bilgilere AVMA kaynaklarından ulaşabilirsiniz. Yeni bir yavru sahiplenirken aşı durumunu mutlaka sorgulamak gerekir; köpek sahiplenmek sürecinde ilk veteriner kontrolü ve aşı planı en öncelikli adımlardır.

Köpek parvovirüs konusunda aklınızda kalması gereken özet şudur: Aşısız yavruda kanlı ishal ve kusma gördüğünüzde beklemeyin, doğrudan veterinere koşun. Erken müdahale, bu hastalıkta hayatla ölüm arasındaki çizgidir. Daha fazla köpek sağlığı bilgisi için Patibilir içeriklerini takip edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Parvo olan köpek kesin ölür mü?

Hayır, parvo mutlaka ölümle sonuçlanmaz. Tedavisiz bırakıldığında ölüm oranı çok yüksektir, ancak erken fark edilip hastanede yoğun destek tedavisine (IV sıvı, antiemetik, antibiyotik) alınan yavrularda sağkalım oranı %80-90’lara kadar çıkabilir. Belirleyici faktör, tedaviye ne kadar erken başlandığıdır. İlk belirtide vakit kaybetmemek, sağkalım şansını ciddi biçimde artırır.

Aşılı köpek parvo olur mu?

Karma aşı serisini tam olarak tamamlamış sağlıklı bir köpekte parvo riski çok düşüktür. Ancak seri henüz tamamlanmamış yavrularda, anne antikorlarının aşıyı bloke ettiği dönemde veya bağışıklığı baskılanmış köpeklerde nadiren görülebilir. Bu yüzden aşı serisini eksiksiz tamamlamak ve erişkin rapellerini aksatmamak önemlidir. Aşı, mutlak koruma değil ama en güçlü korumadır.

Parvo insana bulaşır mı?

Hayır, köpek parvovirüsü (CPV-2) insanlara bulaşmaz. Bu virüs türe özgüdür ve insanlarda hastalık yapmaz. Ancak siz, ayakkabınız veya giysiniz aracılığıyla virüsü bir köpekten başka bir köpeğe taşıyabilirsiniz. Yani insan hasta olmaz, fakat taşıyıcı bir köprü görevi görebilir. Bu nedenle hasta köpekle temas sonrası hijyen kurallarına uymak diğer köpekleri korur.

Parvo belirtileri ne kadar sürede ortaya çıkar?

Parvovirüs alındıktan sonra belirtiler genellikle 3-7 gün içinde ortaya çıkar. İlk olarak halsizlik ve iştahsızlık görülür, ardından kusma ve şiddetli kanlı ishal eklenir. Belirtiler başladıktan sonra durum saatler içinde hızla ağırlaşabilir; bu yüzden ishal ve kusma fark edildiğinde beklemeden veterinere başvurmak gerekir. Hastalığın hızı, parvoyu bu kadar tehlikeli yapan en önemli özelliktir.

Parvo geçiren köpek tekrar hastalanır mı?

Parvoyu atlatan bir köpek, o virüse karşı genellikle uzun süreli, çoğu zaman ömür boyu süren güçlü bir bağışıklık kazanır. Yani aynı köpeğin tekrar parvo olması beklenmez. Ancak iyileşme sonrası köpek bir süre dışkısıyla virüs saçabilir ve çevreye bulaştırabilir. Bu nedenle iyileşen köpeğin temas ettiği ortamın dezenfeksiyonu ve diğer aşısız yavrulardan uzak tutulması önemlidir.

Parvo geçiren köpek ne zaman diğer köpeklerle bir araya gelebilir?

İyileşen köpek, taburcu olduktan sonra da bir süre dışkısıyla virüs saçmaya devam edebilir. Bu nedenle genellikle iyileşmeyi takiben en az iki hafta boyunca aşısız yavrulardan ve diğer köpeklerden uzak tutulması önerilir. Bu süre içinde köpeğin temas ettiği alanların düzenli dezenfeksiyonu da önemlidir. Kesin süre köpeğin durumuna göre değişebileceğinden, sosyalleşmeye yeniden başlamadan önce veterinerinizin onayını almak en güvenli yoldur.

Yavruyu aşı serisi bitmeden dışarı çıkarmak güvenli mi?

Aşı serisi tamamlanmadan önce park, sokak ve tanımadığınız köpeklerin bulunduğu alanlar yüksek risk taşır. Bununla birlikte yavruyu tamamen izole etmek de davranış gelişimi açısından ideal değildir. Güvenli orta yol, yavruyu yalnızca temiz, kontrollü ve aşılı sağlıklı köpeklerle, dışkı bulaşı riski olmayan ortamlarda bir araya getirmektir. Kucakta taşıyarak yapılan kısa dış gezinmeler, zemine temas riskini azalttığı için tercih edilebilir.

Görseller: Eyyüp Erten / Pexels (https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/29372511/) · Eyyüp Erten / Pexels (https://www.pexels.com/tr-tr/fotograf/acik-havada-karton-kutuda-terk-edilmis-yavrular-29372514/)

📤 Paylaş: 𝕏 f TG in 📌

Bu yazı sana ne hissettirdi?

Dilara Yıldırım - editör profil fotoğrafı

By Dilara Yıldırım

Veteriner Hekim, EditörUzmanlık: Kedi & Köpek Sağlığı, Dahiliye
İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu (2014). On yılı aşkın klinik deneyimi; ağırlıklı olarak küçük hayvan dahiliyesi, koruyucu sağlık ve yavru hayvan bakımı konularında çalışıyor. ISFM Cat Friendly Veterinarian programı sertifikalı. Patibilirde sağlık ve beslenme içeriklerinin editörlüğünü yürütüyor.

Yorum Yapın

📝 Yorumlarınız moderasyondan geçtikten sonra yayınlanır. Adınız ve yorumunuz herkese görünür; e-postanız hiçbir zaman paylaşılmaz. Veri işleme detayları için KVKK Aydınlatma Metni'ne bakabilirsiniz.