Kedilerde diyabet, pankreasın insülin üretimi ya da kullanımıyla ilgili bir şeker hastalığıdır ve kediler çoğunlukla Tip 2 geliştirir. Çok su içme, sık işeme, iştahlı olmasına rağmen kilo kaybı en tipik belirtilerdir. Tanı fruktozamin ve kan şekeriyle konur. Tedavinin belkemiği günde iki kez insülin ve düşük karbonhidratlı ıslak mamadır. Erken yakalanan vakaların yarısından fazlası remisyona girip insülini bırakabilir; evde şeker takibi ve düzenli kontrol bu şansı yükseltir.
Kedilerde diyabet (Diabetes Mellitus), pankreasın yeterli insülin üretemediği ya da vücudun ürettiği insülini düzgün kullanamadığı bir şeker hastalığıdır. Kedilerin çoğu Tip 2 diyabet geliştirir. İyi haber şu: erken yakalanan vakaların yarısından fazlası doğru insülin ve diyetle remisyona girer, yani insülini büsbütün bırakabilir.
Muayenehanede en sık gördüğüm endokrin hastalıklardan biri bu. Türkiye’deki saha verilerine göre 7 yaş üstü kedilerin yaklaşık %1-2’sine diyabet tanısı koyuyoruz ve bu oran obezitenin yayılmasıyla her geçen yıl biraz daha yukarı gidiyor. Bu yazıda kedi diyabetinin nasıl geliştiğini, hangi kedilerin risk altında olduğunu, belirtileri, tanı yöntemlerini, insülin protokollerini, diyet seçeneklerini ve uzun vadeli takibi tek tek ele alıyorum. Evde şeker ölçümü, iğne uygulaması ve acil bir durumda ne yapacağınız da yazının içinde. Diyabet, erken müdahaleyle çok iyi seyreden bir hastalık; vakit kaybetmeden bilinçli bir takibe başlayın.

🏥 Bu yazı ana sayfamızın bir parçası
← Kedi Hastalıkları
Bu yazı, kedi hastalıklarını topladığımız ana sayfanın alt başlıklarından birini yakından işliyor. Diğer başlıkların tamamına ulaşmak için ana sayfaya dönebilirsiniz.
Vücutta Şeker Dengesi Nasıl Bozuluyor?
Pankreas iki iş görür: sindirim enzimleri salgılar (ekzokrin) ve hormon üretir (endokrin). Endokrin tarafta, Langerhans adacıklarındaki beta hücreleri insülin üretir. Bu hormon, kandaki glukozu hücrelere sokar ve fazlasını glikojen olarak depolar. Sağlıklı bir kedide bu denge sıkı bir kontrol altında çalışır.
Kedilerdeki diyabetin %80-95’i Tip 2’dir. Burada önce insülin direnci gelişir: hücreler insüline eskisi gibi yanıt vermez. Beta hücreleri açığı kapatmak için daha çok insülin salgılar, ama zamanla yorulup tükenir ve üretim düşer. Tip 1 (bağışıklığın beta hücrelerini yıkması) kedilerde ender görülür. Tip 3 ise pankreatit, akromegali ya da Cushing gibi başka bir hastalığa bağlı çıkar; vakaların %5-15’ini oluşturur.
Süreç şöyle ilerler: insülin direnci kan şekerini yükseltir. Şeker böbrek eşiğini (>14 mmol/L) aşınca idrara sızar. İdrardaki şeker suyu da yanında sürükler, kedi çok işer ve buna bağlı çok su içer. Hücreler glukozu kullanamadığı için vücut yağ ve proteini yakmaya başlar; kilo erir. İşler daha da kötüleşirse keton birikir ve tehlikeli bir tablo olan diyabetik ketoasidoz gelişir.
Hangi Kediler Daha Çok Risk Altında?
Kedilerde diyabet riskini yukarı çeken başlıca etkenler şunlar:
- Obezite: En büyük tetikleyici. Vücut kondisyon skoru 7/9 ve üzeri kedilerde diyabet riski, normal kilolulara göre 4-5 kat yüksek.
- Yaş: 7 yaş üstünde sıklık belirgin artar. Zirve 10-13 yaş arası.
- Cinsiyet: Erkek kediler dişilere göre 1,5-2 kat daha sık etkilenir.
- Irk: Burmese (özellikle Avustralya-Avrupa hatları) ortalama 4 kat yüksek risk taşır. Tonkinese ve Norveç Orman Kedisi de orta düzeyde risklidir.
- Apartman yaşamı: Az hareket obeziteyi besler.
- Yüksek karbonhidratlı mama: Karbonhidratı bol kuru mamalar insülin direncini artırır.
- Yandaş hastalıklar: Pankreatit, süregelen iltihap, akromegali.
- Steroid kullanımı: Uzun süreli kortizon tedavisi diyabeti tetikler.
- Kısırlaştırılmamış erkek: Hormonal dalgalanmalar insülin duyarlılığını bozabilir.
Bu etkenlerin çoğu sizin elinizde; başta kilo ve mama seçimi geliyor. Türkiye’de kedi obezitesi %60’a yaklaşıyor ve bu tablo diyabeti besleyen en büyük neden. Sahiplerin bilinçlenmesi, hastalığı önlemenin en etkili yolu.
Kedinizde Nelere Dikkat Etmelisiniz?
Diyabetin klasik belirtileri “üç P” diye anılır: polidipsi (çok su içme), poliüri (çok işeme) ve polifaji (çok yeme). Bunlara kilo kaybı ve halsizlik eşlik eder. İlginç olan şu: kedi bir yandan iştahla yer, bir yandan da zayıflar. Bu ikiliyi gördüğümde aklıma ilk gelen tanı diyabet olur.
İlk dönemde ne görürsünüz?
- Artmış su tüketimi (günde 100 ml/kg üzeri)
- Sık idrar (kum kabını daha sık değiştirmek zorunda kalırsınız)
- Yüksek iştah, ama yavaş yavaş kilo kaybı
- Tüylerde matlaşma, kalitenin bozulması
- Hafif halsizlik, oyuna eski isteksizlik
İleri dönemde ne görürsünüz?
- Belirgin kilo kaybı (vücut ağırlığının %10 ve üstü)
- Plantigrad duruş (arka bacaklarda diyabetik sinir hasarı; topukla yere basma)
- Sürekli yatma, güçsüzlük
- Tüy bakımını bırakma (kedi kendini yalamıyor)
- İştahın çökmesi (geç dönem)
- Aralıksız kusma ve derin halsizlik (diyabetik ketoasidoz)
- Nefeste aseton kokusu (ketoasidoz)
Tanı Nasıl Konuluyor?
Diyabet tanısını, kan şekerinin sürekli yüksek çıkmasıyla koyarız. Ama bir tuzak var: kediler muayenehanede strese girince şekerleri geçici olarak fırlar; buna stres hiperglisemisi diyoruz. Bu yüzden tek bir yüksek değere bakıp tanı koymam, doğrulama isterim.
Kan testleri
- Açlık kan şekeri: 8 saat açlık sonrası >200 mg/dL diyabeti düşündürür. Stresle 250-300 mg/dL’ye çıkabilir; ek doğrulama gerekir.
- Fruktozamin: Son 2-3 haftanın ortalama şekerini gösterir. >400 µmol/L diyabet demek. Stresten etkilenmez, bu yüzden çok değerli.
- HbA1c (glikozile hemoglobin): İnsandan uyarlanmış; son 6-8 haftanın ortalaması. Kedilerde de kullanılabilir, ama fruktozamin daha yaygın.
- Tam kan + biyokimya: Karaciğer enzimleri (ALT), kolesterol, kreatinin/üre (yandaş böbrek hastalığı için) ve elektrolitlere bakarız.
- İdrar tahlili: Şeker (kan şekeri >14 mmol/L olunca idrara geçer), keton (ketoasidoz) ve enfeksiyon kontrolü.
Yandaş hastalık taraması
Diyabetli her kediyi başka hastalıklar için de tararım: T4 (hipertiroidi), pankreas enzimleri (pankreatit), IGF-1 (akromegali), ACTH uyarı testi (Cushing). Bunlardan biri tabloya eklenince şeker kontrolü zorlaşır ve tedaviyi ona göre kurgularım.

Hangi İnsülini Kullanıyoruz?
Kediler için elimizde birkaç insülin seçeneği var. En sık kullandıklarımı tek tek anlatayım.
ProZinc (insülin protamin zinc)
Boehringer Ingelheim’ın domuz kaynaklı, uzun etkili insülini. Kediler için özel geliştirildi. Etkisi 10-14 saat sürer, günde 2 kez cilt altına yapılır. Türkiye’de bulunuyor ve çoğu zaman ilk tercihim.
Lantus (insülin glargin)
Sanofi’nin insan kaynaklı, uzun etkili insülin analoğu. Etkisi 12-24 saat. Birkaç çalışma, Lantus’un Tip 2 diyabetli kedilerde remisyon oranını ProZinc’e göre daha yüksek çıkardığını gösteriyor. Günde 2 dozla başlanır. Türkiye’de reçeteyle eczaneden alınır.
Caninsulin / Vetsulin
MSD’nin domuz/dana kaynaklı, orta etkili insülini. Etkisi 8-10 saat, günde 2 doz. Kedilerde Lantus ya da ProZinc kadar iyi sonuç vermez, ama bulması kolay ve uygun fiyatlı.
Bexacat (bexagliflozin)
ABD’de onaylanan ilk ağızdan alınan kedi diyabet ilacı. SGLT-2 inhibitörü; böbreklerden şeker atılımını artırır. Türkiye’de henüz yok, ama yakın zamanda bekleniyor. İğneden korkan sahipler için güzel bir kapı aralıyor.
Evde İğneyi Nasıl Yaparsınız?
İnsülini evde siz yapacaksınız. Tekniği bir kez oturttuğunuzda gerisi çok kolaylaşıyor:
- İnsülin flakonunu buzdolabında saklayın (2-8°C). Dondurmayın.
- Kullanmadan önce flakonu avucunuzda nazikçe çevirin; çalkalamayın, çünkü çalkalamak proteini bozar.
- Doğru şırıngayı kullanın (ProZinc için U-40, Lantus için U-100 şırınga; ikisi farklı!).
- Dozu veteriner reçetesine göre çekin.
- Enjeksiyon yeri: omuz ya da bel arasındaki cilt altı.
- Cildi parmaklarınızla hafifçe kaldırıp bir çadır oluşturun.
- İğneyi 45° açıyla cilt altına sokun.
- İnsülini yavaşça verin.
- İğneyi çekin, bölgeye hafifçe bastırın.
- Her seferinde farklı bir nokta seçin (rotasyon).
- Şırıngayı kapaklı bir kutuya atın (sharps konteyner).
Zamanlama önemli. Genelde kedi yemeğini yedikten 30 dakika sonra insülini yaparım. Kedi yemek yemediyse dozu yarıya indirir ya da atlarım; bunu yapmadan önce veterinerinize danışın.
Tabağında Ne Olmalı?
Diyet, kedi diyabetinde tedavinin belkemiği. Doğru mamayla bazı kediler insülini tümden bırakır. İyi bir diyabet maması şu özellikleri taşır:
- Düşük karbonhidrat: kuru bazda %12 altı (toplam kalorinin %15 altı)
- Yüksek protein: %38 ve üzeri (kaliteli et bazlı)
- Orta yağ: %15-25
- Orta düzey lif (sindirimi dengeler)
- Yüksek su içeriği: ıslak mama tercih edilir
- Kedinin severek yediği bir lezzet
Kullandığım hazır diyabet mamaları
- Royal Canin Diabetic DS46: Kuru ve ıslak seçenekleri var. Diyabete özel formül; yüksek protein, düşük karbonhidrat.
- Hill’s Prescription Diet m/d: Reçeteli. Kilo ve diyabeti birlikte yönetir.
- Purina DM (Diabetes Management): Yüksek protein, düşük karbonhidrat, kedilerin sevdiği bir lezzet.
- Almo Nature HFC Diabetic: Doğal içerikli alternatif.
- Trovet Diabetes DCS: Avrupa menşeli, Türkiye’de yaygın.
Benim tercihim tamamen ıslak mama; çünkü kuru mamada karbonhidrat oranı yüksek. Kediniz kuru mamaya bağlıysa, düşük karbonhidratlı ıslak mamayla kaliteli kuruyu harmanlayıp yavaşça geçiş yapabilirsiniz. Aceleci bir değişiklik kedinin mamadan tümden küsmesine yol açabilir.
Şekeri Evde Nasıl Ölçersiniz?
Kedi diyabetinde işi asıl belirleyen, evdeki takip. Elinizde iki yol var.
Kapiller kan şekeri ölçümü
Kulak kenarından ya da pati yastığından aldığınız bir damla kanla, AlphaTrak 2 gibi kediye özel bir glukometreyle ölçüm yaparsınız. Artısı: anlık ve kesin değer. Eksisi: kediye ufak bir iğne batar. Çoğu kedi alışınca sorun çıkarmaz, hatta ölçümü ödül saati olarak görmeye başlar.
Sürekli glikoz takibi (CGM)
Freestyle Libre gibi sürekli şeker ölçen cihazlar kediye de takılıyor. Cilt altına yerleşen küçük sensör 7-14 gün boyunca şekeri okur, veriler telefonunuza düşer. Türkiye’de sensör başına 1.500-3.000 TL. Dengelenmesi zor kedilerde bu cihaz elimi gerçekten rahatlatıyor; iğnesiz, kesintisiz bir tablo veriyor.
Takip rutini nasıl olmalı?
- Tedavinin başında: her 4-6 saatte ölçüm (24 saatlik eğri)
- Dengeleme sürecinde: günde 2-3 ölçüm
- Stabil dönemde: haftada 1-2 ölçüm
- Veteriner kontrolünde: 12 saatlik tam glikoz eğrisi
Doz Nasıl Ayarlanıyor?
İnsülin dozu her kedide farklı ve sabır isteyen bir ayar işi. Tipik başlangıç şöyle:
- Lantus / ProZinc: 1-2 ünite, günde 2 kez (kedinin kilosuna göre)
- Caninsulin: 0,25-0,5 ünite/kg, günde 2 kez
- Yemekle eş zamanlı (kedi yerken)
Doz ayarlarken şu ilkelere göre giderim:
- İlk 1-2 hafta veterinerle sık görüşme (haftalık)
- Şekerin en düşük noktası 100-150 mg/dL arası ideal
- Şeker 70 mg/dL altına inerse doz azaltılır (hipoglisemi riski)
- Şeker sürekli 300 mg/dL üzerinde takılıyorsa doz artırılır
- Doz haftada birden fazla değiştirilmez; kedinin metabolizmasının uyum süresi gerekir

Ketoasidoz: Vakit Kaybetmeyin
Diyabetik ketoasidoz (DKA), tedavi edilmeyen ya da kötü kontrol edilen diyabetin can alıcı komplikasyonu. Vücut glukozu kullanamayınca yağ ve proteini yakar, keton birikir, kan asitlenir. Bu tablo acildir; kedi hastaneye yatırılır.
Belirtileri: durmayan kusma, ileri halsizlik, susuz kalma (dehidrasyon), nefeste aseton/elma kokusu, hızlı ve yüzeysel soluma, bilinç bulanıklığı, koma.
Tedavide damardan sıvı veririz (laktatlı Ringer + potasyum), kan şekerini yakından izleriz, kısa etkili regular insülini damardan uygularız, elektrolitleri (potasyum, fosfor) dengeleriz, bulantıyı keser ve asit-baz dengesini düzeltiriz. Bu süreç 3-7 günlük hastane yatışı ister; iyileşme oranı %70-80.
İnsülini Bırakabilir mi? Remisyon
Kedi diyabetinin en umut veren yanı remisyon ihtimali. Doğru tedaviyle vakaların %50-70’i 6-12 ay içinde remisyona girer ve insülini bırakır. Bu şansı yükselten şeyler:
- Erken tanı (ilk 6 ay)
- İnsüline hızlı başlamak
- Lantus ya da ProZinc kullanmak
- Düşük karbonhidratlı diyet
- Fazla kiloları vermek
- Yandaş hastalığın olmaması
- Stresi kontrol altında tutmak
Remisyon şöyle gelişir: şeker düzelmeye başlar, dozu kademeli azaltırım, önce günde tek doza, sonra gün aşırıya, ardından haftalığa iner, en sonunda kesilir. Remisyona giren kedi ömür boyu yıllık şeker kontrolünde kalır; bir kısmı 1-2 yıl sonra tekrar diyabet geliştirebilir. O yüzden gözü hiç kısmam.
Günlük Rutin Nasıl İşliyor?
Diyabetli bir kedinin sahibiyseniz günlük düzeniniz biraz değişir:
- Sabah ve akşam yemek + insülin (saatlerin tutarlı olması işin özü)
- Su tüketiminin takibi (artış ya da azalış)
- İdrar miktarının takibi (kum kabı değişim sıklığı)
- Davranış gözlemi (halsizlik, iştah değişimi)
- Haftada ya da iki haftada bir evde şeker ölçümü
- İlk dönemde aylık, stabil dönemde 3 ayda bir veteriner kontrolü
- Şeker günlüğü tutmak
Bu düzenin oturması 1-2 ay alır, sonra kendiliğinden akar. Sahiplerin çoğu bir süre sonra kedisinin şeker sinyallerini gözünden okur hale geliyor; bu da beni hem şaşırtıyor hem sevindiriyor.
Şeker Fazla Düşerse: Hipoglisemi
Yanlışlıkla fazla insülin yapmak ya da kedinin yemek yememesi şekeri tehlikeli seviyeye düşürebilir. Belirtileri şunlar:
- Halsizlik, sersemlik
- Koordinasyon kaybı, sendeleme
- Vücudun soğuması
- Titreme
- İleri vakada nöbet ve bilinç kaybı
İlk yardım: parmağınıza karo şurubu ya da bal alıp kedinin diş etine sürün, ardından hemen veterinerinizi arayın. Damardan dekstroz gerekebilir. Hafif vakalar bir öğün yemekle toparlar.
Yanında Gelen Diğer Hastalıklar
- Kronik böbrek hastalığı (CKD): Sık görülen yandaş. Diyette taviz gerektirir.
- Pankreatit: Akut atak diyabeti tetikler. Düşük yağlı beslenme şart.
- Hipertiroidi: Metabolizmayı hızlandırıp şeker kontrolünü zorlaştırır.
- Akromegali (büyüme hormonu fazlalığı): İnsülin direnci yaratır, yüksek doz insülin ister.
- Diş hastalığı: Kedi az yediği için diyabet kontrolünü bozar.
- İdrar yolu enfeksiyonu: İdrardaki şeker yüzünden sık çıkar.
Aylık Maliyet Ne Kadar Tutuyor?
Diyabetli bir kedinin masrafını sahiplere baştan açıkça anlatırım ki sürpriz yaşamasınlar. Kabaca şöyle:
- İnsülin (Lantus 1 flakon, 3 ay yeter): 2.000-3.500 TL
- İnsülin şırıngaları (100’lük paket): 1.500-2.500 TL
- Diyabet maması: 1.500-3.000 TL/ay
- Glukometre + stripler: 2.500-4.500 TL başlangıç + aylık 500-1.000 TL
- CGM sensörleri (kullanırsanız): 1.500-3.000 TL/sensör
- Veteriner kontrolü + lab testleri: 1.500-3.500 TL/ay
- Aylık ortalama: 4.000-9.000 TL
Diyabeti Baştan Nasıl Önlersiniz?
En iyi tedavi, hastalığın hiç başlamaması. Elinizde tuttuğunuz birkaç basit alışkanlık riski ciddi düşürür:
- Kediyi ideal kiloda tutun (vücut kondisyon skoru 4-5/9)
- Düşük karbonhidratlı mama verin (kuru bazda %15 altı)
- Düzenli hareket sağlayın (günde 30 dakika ve üstü oyun)
- Yıllık veteriner kontrolü (7 yaş üstünde 6 ayda bir)
- Yıllık kan testi (şeker, fruktozamin)
- Burmese ırkında 3 yaşından sonra tarama testlerine başlayın

Sıkça Sorulan Sorular
Kedim diyabet tanısı aldı, ne kadar yaşar?
Doğru tedaviyle diyabetli kediler neredeyse normal ömürlerini yaşar. Birçok kedi 5-10 yıl başarılı tedaviden sonra bambaşka bir sebeple hayatını kaybeder. Tanı, sonun değil düzenli bir bakımın başlangıcı.
İnsülin enjeksiyonu kediye ağrı verir mi?
Modern insülin şırıngalarının iğnesi çok ince. Kedilerin çoğu enjeksiyonu fark bile etmez ya da küçük bir tepki verir. Ödül ve alıştırmayla kısa sürede sıradan bir rutine döner.
Kedi diyabeti bulaşıcı mı?
Hayır. Diyabet bulaşıcı bir hastalık değil; ne diğer kedilere ne de insanlara geçer. Endokrin bir bozukluktur.
Remisyon kalıcı mı?
Bazı kedilerde kalıcı, bazılarında geçici. Yıllık takibi ve uygun beslenmeyi sürdürmek gerekir. Remisyonu bozulan kediler yeniden insüline başlar.
İnsülin saatini kaçırırsam ne yapayım?
2 saat içinde fark ettiyseniz dozu hemen yapın. Üzerinden 2 saatten fazla geçtiyse o dozu atlayın ve bir sonrakini normal saatinde verin. İki dozu birleştirmeyin.
Kediyi pansiyonda bırakabilir miyim?
Diyabetli kedi için özel bir pansiyon gerekir; insülin yapmayı bilen deneyimli personel şart. Veterinerinizden öneri isteyin. Çoğu zaman evde bakıcı daha güvenli olur.
Veteriner Notu
Diyabet tanısını ilk duyduğunda çoğu sahip endişeleniyor, bunu çok iyi anlıyorum. Ama bugünün veteriner hekimliğinde bu, gerçekten iyi yönetilen bir hastalık. Erken teşhis, doğru insülin ve diyet ikilisi, evde şeker takibi ve düzenli kontrollerle kediniz yıllarca keyifli bir hayat sürer. Üstüne, remisyonla insülini büsbütün bırakma şansı vakaların yarısından fazlasında mümkün. Diyabetle yaşamak bir öğrenme süreci; sabır, tutarlılık ve biraz sevgiyle bu yolu rahatça yürürsünüz. Takıldığınız her noktada veterinerinize danışın, bu yolda yalnız değilsiniz.
Konuyla bağlantılı diğer yazılarıma da göz atabilirsiniz:
- Kedi Hastalıkları ana sayfası
- Kedilerde Kronik Böbrek Hastalığı (CKD)
- FIP Tedavisi ve GS-441524:
- FeLV ve FIV
- Hipertiroidi
- Kedi Sahiplenmek
Bu yazı sana ne hissettirdi?

